Şişşt..! dedi
komşu kilisenin çan sesi,
aynı anda karışıyordu
-telefonda duyduğum ezan sesine.
.
düşündüm de;
”tanrının da işi zor be”. dedim
-bu hengamede.
.
şişşt! ..dedi. içimden biri
ses etme!
Leman Julide K
.
.
dedi tanrı..
kimin tanrısı alıngansa
gücüne gidiyorsa yani
bir gülücüğe meze olmak,
buyursun gelsin
benim dinime
biz tutup laflarımızı
lastik gibi çarparız birbirimize
çarpılırsın diyor şimdi jüli
doğrusu çarpmaktan ziyade
çarpışırız biz onunla
biz çarpışırsak dedi tanrı
şi’r dökülür ceplerimizden
şşştt..
deme ötesini
gelsin kendi öğrensin
dedi
tanrı..
derken;
herşey birden sustu!
bir serçe havalandı önce, tünediği heceden.
köz bir imgede,
şaşkınlıktan buz tuttu güneş.
ardından,
çözülerek mısrasından aysberk
serbest vezinli bir öfkeyle,
okyanusa buz kustu…
ve
OL..! dedi
tanrı.
milyar şiire bulayıp
yazarken insanı.
insan;
her kıtada
sustu..!
şişşt!..dedi.
-ŞİİR-
konuştu
aşk olsun dedi şair
tanrı ışık
ve pervaneler saldılar
aşk uğruna
ışıklara
dara düşen düşlerim var
dedi şair
ve sair kanamalarım
söküldü yamaları dilimin
ol dersem
yağmur olur mu şimdi…
dedi şair
şişşt !
demedi kimse
gök
gürledi
ışık kırıldı
durulduğu yerden suya
-düştü-
(a)ışığın düşleri dizeye
ve
aşkı yazdı şair
kaleminin közleriyle
hangi aşk daha çok yakışır bir şiire
derken tanrı
dolu yağdı üzerine
gökten
bir elma düştü
.
zeytin dalına
ve
bir yiğit
al yanaklı güzelin, zeytin gözlerinde
karasına tutuldu bir sevdanın.
şişşt! demedi
aşk
hiçbir zaman
hiçbir şairin elinde
aşk!
hangi rüzgarın yüküdür ki
bırakılmış
buldum dudaklarıma?
ve değecekse dilim aşka
kadın da olmalı bu şiirde
dedi şair…
bir kadına
en çok senin adın yakışırdı
Su…
adınla…
adına
sarındıkça
sağalır sanırdım
sayrılığı dilimin
ve unuttukça
öteleyebileceğimi ölümü
dedi şair
şişşt! dedi kadın
uzak olsun
ölüm
ki,
pusuda bekleyen bir akbabanın
diline doladığı ağudur.
salar zehrini edeb-i güruha…
Ey aşk!..
gelmeden ölüm;
bir şiir yaz benden
yüreğinin en keskin ucuyla
yatır beni kefenlere
sar
ebed-i diz(e)lerine.
…üşüyorum…
dedi kadın
-ÖLÜM-
ölüm nedir ki?
tek acı söz ölümüdür bir şairin.
ve şiire
.
.
kanar!
ve her şair yazarken zaten ölür.
bilmezler ki,
milyon kez doğar şiirinde
fa’ili kendi,
fa’ilatü mechul -kan gülleriyle.
o zaman,…beri gel beri
dedi kadın
bir gül ağzımdayken, yaz beni
kan(a)sın gülüm!
bir kuşun kanadındayken ayaz
-yaz-
ötelensin ölüm!
şişşt!…dedi adam
aşk;
zaten sende
her dem öldüğümdür..!
ölüm
.
.
.
dilime yakışmayan bir türkü
şi’rinin içinden aldığım ‘öte’ olsun
şiir akacağı vadiyi bilir
ötesi yalan…
.
.
.
dedi edebi sufi
hadi ötele beni
kaldır üzerinden
beyazı örten gölgeyi
ve beni
sarkıtıp siyahın
salma beni
elma çukurluklarına
yum dudakların
sözün üstüne
bir kapalı gonca olsun
mim
biri çoğa buladıkça
menzil uzak
ve yüzün ki sevgilim
dolu tuzak
…..
edebi olmaz böyle
dedi edebsiz…
sevgilim
ben seni ayva tüylerinle de öperim
öte kalsın uzak menzil
sana beri gelmişliğim
bir elmayı dişleyeli beri
artık bütün çukurların güzel
ağzın daya şiire
bir ılık akıntı gibi gir koynuma
menzil sensin
yüzün apaçık bir ayet…
şişşt der mi
şimdi kimse…
der, dedi
kendinden üryan biri…
oysa;
kiminin iç ağrısı alıngansa
gücüne gidiyorsa yani
-bir şiire meze olmak
buyur gel demedik kimseye
biz tutup dizeleri lastik gibi çarparken birbirine
şimdi çarpılırsın diyor şiir.
demedi deme;
dedi Juli
.
.
de
ŞİİR HÜKÜMSÜZDÜR..!
Kadir S & L Julide K